Okul & uyum

Okula uyum: ilk haftalar için nazik bir rehber

Psikolog İlayda Oğuz · 5 Ağustos 2026

Okulun ilk haftalarında kapıda ağlayan bir çocuk, çoğu ebeveynin kalbini burkar ve aklına aynı soruyu getirir: "Bir sorun mu var?" Çoğu zaman cevap hayırdır. Ayrılık kaygısı, bağlanmanın doğal bir uzantısıdır — çocuğunuz size güvenle bağlandığı için sizden ayrılmak ona zor gelir. Sorun değil; geçiş.

Kısa ve öngörülebilir vedalar

Uzayan vedalar kaygıyı büyütür. En iyi veda; kısa, sıcak ve her gün aynı olandır: bir sarılma, bir öpücük, "Okuldan sonra görüşeceğiz" ve gidiş. Gizlice sıvışmak ise tam tersine güveni zedeler — çocuk artık gözünü sizden ayırmamayı öğrenir.

Rutin, çocuğun görünmez çapasıdır

Okul öncesi sabah rutini ne kadar sakin ve tekrarlanabilirse, okul o kadar "bilindik" hale gelir. Akşamdan hazırlanan çanta, aynı kahvaltı düzeni, yolda söylenen aynı şarkı… Küçük görünen bu tekrarlar, çocuğa "dünya öngörülebilir bir yer" mesajı verir.

Duyguyu kabul edin, kararı koruyun

"Okula gitmek istemiyorum" cümlesine iki uçtan yanıt vermek kolaydır: "Saçmalama, okul çok güzel" ya da "Peki bugün evde kal." Nazik orta yol şudur: duyguyu kabul edip çerçeveyi korumak. "Okula gitmek bugün sana zor geliyor, seni anlıyorum. Ve okula gidiyoruz. Çıkışta seni ben alacağım."

Cebe küçük bir parça ev

Anneden bir kokulu mendil, babadan küçük bir taş, aileden bir fotoğraf… Cepteki küçük bir "geçiş nesnesi", gün içinde eve dokunmanın somut yoludur ve birçok çocuğa iyi gelir.

Ne zaman destek almalı?

Uyum süreci her çocukta farklı sürer. Ancak yoğun kaygı haftalar içinde yumuşamak yerine artıyorsa, bedensel yakınmalara (karın ağrısı, bulantı) dönüşüyorsa ya da uyku ve yemeği belirgin şekilde etkiliyorsa, birlikte bakmakta fayda var. Kısa bir ebeveyn görüşmesi çoğu zaman yolu netleştirir.

Ön görüşme planlayın → ← Tüm yazılar